2. YAPIYA DAYALI (DİL BİLGİSEL) BOZUKLUKLAR
A. Özne – Yüklem Uyumsuzluğu
İnsan Dışı Varlıkların Çoğulluğu: İnsan dışındaki varlıklar (hayvanlar, bitkiler, nesneler, soyut kavramlar) çoğul özne olduğunda yüklem tekil olur.
Yanlış: Bahçedeki yaşlı meşe ağaçlarının yaprakları kış gelince döküldüler.
Düzeltme: …yaprakları kış gelince döküldü. (Kişileştirme yapılmadığı sürece yüklem tekil kalır.)
Kişi Uyumu: Öznede 1. kişi (ben/biz) varsa yüklem mutlaka 1. çoğul (biz) eki almalıdır.
Yanlış: Bu zorlu raporu dün gece sen ve arkadaşın tamamladı.
Düzeltme: …sen ve arkadaşın (siz) tamamladınız.
Yanlış: Toplantıya sadece ben ve müdür bey katıldım.
Düzeltme: …ben ve müdür bey (biz) katıldık.
Olumluluk – Olumsuzluk Uyumu: “Kimse, hiç kimse, hiçbiri” gibi kelimeler olumsuz yüklem; “hepsi, herkes, tamamı” gibi kelimeler olumlu yüklem ister.
Yanlış: Hiçbiri verilen görevleri zamanında tamamlamadı, kendi işine baktı.
Düzeltme: Hiçbiri verilen görevleri zamanında tamamlamadı; hepsi kendi işine baktı.
B. Öğeleri Eksikliği (Bağlı ve Sıralı Cümlelerde)
Ortak kullanılan öğelerin her iki cümleye de uyum sağlamaması durumunda öğe eksikliği doğar.
| Eksik Öğe | Yanlış Kullanım | Düzeltme / Eksik Öğe |
| Özne Eksikliği | Hastanın durumu hızla düzeliyor ve yakında taburcu edilecek. | …ve hasta yakında taburcu edilecek. |
| Nesne Eksikliği | Genç yazara her zaman güvenir ve desteklerdi. | …ve onu desteklerdi. (Belirtili nesne eksik) |
| Dolaylı Tümleç Eksikliği | Şehrin sorunlarını biliyor ve çözüm arıyordu. | …ve şehre / bunlara çözüm arıyordu. |
| Zarf Tümleci Eksikliği | Arkadaşlarını hiçbir zaman unutmaz, mektuplaşırdı. | …onlarla sürekli / her zaman mektuplaşırdı. |
C. Yüklem ve Ek Fiil Eksikliği / Uyumsuzluğu
Birleşik cümlelerde veya sıralı cümlelerde yüklemin ya da ek fiilin ortak kullanılması sonucu ortaya çıkan uyumsuzluktur.
Yanlış: Ben çay, o ise kahve içiyordu.
Düzeltme: Ben çay içiyordum, o ise kahve içiyordu. (Yüklem ve kişi eki eksikliği)
Yanlış: Evin odaları çok geniş ama bahçesi geniş değildi.
Düzeltme: Evin odaları çok genişti ama bahçesi geniş değildi. (Ek fiil eksikliği- “geniş değildi” ortak kullanılamaz)
D. Tamlama Yanlışları
Sıfat ve İsim Tamlayanlarının Ortak Bağlanması: Sıfatlar ve isimler aynı tamlanana bağlanamaz.
Yanlış: Kurumumuzda özel ve kamu kuruluşları ile ortak projeler yürütüyoruz.
Düzeltme: …özel kuruluşlar ve kamu kuruluşları ile… (Sıfat: Özel kuruluşlar / İsim tamlaması: Kamu kuruluşları)
Yanlış: Siyasi ve ekonomi haberlerini yakından takip ediyordu.
Düzeltme: Siyasi haberleri ve ekonomi haberlerini…
Tamlayan Eki Eksikliği:
Yanlış: Bu araştırmalar sonucu elde edilen veriler rapor hâline getirildi.
Düzeltme: Bu araştırmaların sonucu elde edilen veriler… (Tamlayan eki olan “-ın” eksiktir)
E. Çatı Uyumsuzluğu
Bir cümlede yer alan fiillerin ve fiilimsilerin etkenlik-edilgenlik bakımından aynı doğrultuda olmamasıdır. (Bir taraf etkenken diğer tarafın edilgen yapılması anlatımı bozar.)
Yanlış: Bütün evraklar dikkatle incelenip (edilgen) karara vardık (etken).
Düzeltme 1: Bütün evrakları dikkatle inceleyip (etken) karara vardık (etken).
Düzeltme 2: Bütün evraklar dikkatle incelenip (edilgen) karara varıldı (edilgen).
F. Ek Yanlışları
Gereksiz ya da işlevine uygun olmayan eklerin kullanılmasıdır.
Yanlış: Konunun en detaylı detayına kadar incelenmesine karar verildi. (Gereksiz iyelik veya durum eki kullanımı)
Yanlış: Bizleri bu konuda bilgilendiren, aydınlatan gazetecidir.
Düzeltme: Bizleri bu konuda bilgilendiren, aydınlatan gazetecilerdir / gazetecilik mesleğidir.
1. Ünlü (Sesli) Harflerle İlgili Ses Olayları
Ünlü Düşmesi (Hece Düşmesi)
İkinci hecesinde dar ünlü (ı, i, u, ü) bulunan bazı sözcükler, ünlüyle başlayan bir ek aldığında son hecedeki dar ünlü düşer.
Ek alırken düşme: akıl + ı → aklı, burun + um → burnum, gönül + ü → gönlü
Türetilirken (Yapım eki alırken) düşme: besi + le- → beslemek, oyun + a- → oynamak, sızım + la- → sızlamak, sarı + ar- → sararmak, çevir + e → çevre
Birleşirken düşme (Ünlü Aşınması): İki ünlünün yan yana gelmesiyle birinin düşmesidir. Kahve + altı → kahvaltı, ne + için → niçin, cuma + ertesi → cumartesi
Ünlü Daralması
Düz-geniş ünlüyle (a, e) biten fiillere “-yor” eki getirildiğinde, sondaki geniş ünlü daralarak ı, i, u, ü seslerine dönüşür.
Başla- + yor → başlıyor
Özle- + yor → özlüyor
Sakla- + yor → saklıyor
Sınav Tuzağı: “-yor” eki dışında daralma görülen tek fiiller “de-“ ve “ye-“ fiilleridir (diye, diyecek, yiyecek, yiyen). “Değil” veya “deynek” gibi kelimelerde daralma yoktur. Ayrıca “geliyor” kelimesindeki “i” harfi daralma değil, yardımcı sestir (gel-i-yor).
Ünlü Türemesi
Genellikle tek heceli sözcüklere “-cik / -cık” küçültme eki getirildiğinde veya bazı pekiştirmelerde araya yeni bir ünlü girmesidir.
Az + cık → azıcık
Dar + cık → daracık
Bir + cik → biricik
Genç(ş) + cik → gencecik
Pekiştirmelerde: güpegündüz, çırılçıplak, yapayalnız
Ünlü Değişimi (Kalınlaşması)
Türkçede sadece iki sözcükte görülür: ben ve sen kişi zamirlerine yönelme durumu eki (-e) getirildiğinde kökteki ses değişir.
Ben + e → bana
Sen + e → sana
2. Ünsüz (Sessiz) Harflerle İlgili Ses Olayları
Ünsüz Yumuşaması (Ünsüz Değişimi)
“p, ç, t, k” sert ünsüzleriyle biten bir sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde bu ünsüzler “b, c, d, g/ğ” seslerine dönüşür.
Kitap + ı → kitabı
Ağaç + a → ağaca
Kanat + ı → kanadı
Renk + i → rengi
İstisnalar:
Bazı tek heceli sözcüklerde yumuşama olmaz (ip → ipi, süt → sütü, kat → katı).
Yabancı kökenli bazı sözcüklerde yumuşama olmaz (hukuk → hukuku, evrak → evrakı, millet → milleti).
Özel isimlerde yazıda yumuşama gösterilmez (Zonguldak’a yazılır, konuşurken “Zonguldağa” okunur).
Ünsüz Sertleşmesi (Benzetmesi)
Sert ünsüzlerden biriyle (FıSTıKÇı ŞAHAP: f, s, t, k, ç, ş, h, p) biten bir sözcüğe “c, d, g” ile başlayan bir ek geldiğinde, ekteki ünsüzler sertleşerek “ç, t, k”ye dönüşür.
Sınıf + da → sınıfta
Kitap + cı → kitapçı
Yavaş + ca → yavaşça
1923 + de → 1923′te
Ünsüz Düşmesi
Genellikle “k” ünsüzüyle biten sözcükler “-cik / -cek” veya “-el / -al” ekleri aldığında “k” ünsüzü düşer.
Küçük + cük → küçücük
Minik + cik → minicik
Sıcak + cık → sıcacık
Yüksek + el- → yükselmek
Alçak + al- → alçalmak
Çabuk + cak → çabucak
Ünsüz Türemesi (İkizleşme)
Dilimize Arapçadan geçen bazı kelimeler ünlüyle başlayan ek aldığında veya yardımcı eylemle birleştiğinde kökteki ünsüz tekrarlanır.
His + i → hissi
Hak + ı → hakkı
Af + etmek → affetmek
His + etmek → hissetmek
Dikkat: “sessiz”, “hissiz”, “gitti” gibi kelimelerde türeme yoktur; ek ile kökün birleşimidir veya sertleşmedir.
Dudak Ünsüzleri Benzeşmesi (n-b Çatışması)
Türkçede “b” ünsüzünden önce gelen “n” ünsüzü dudak ünsüzü olan “m”ye dönüşür.
Saklan-baç → saklambaç
Dolan-baç → dolambaç
Penbe → pembe
Canbaz → cambaz
Önemli Not: Özel isimlerde ve birleşik kelimelerde bu kural uygulanmaz: İstanbul, Safranbolu, sonbahar, binbaşı.
3. Yardımcı Sesler ve Diğer Olaylar
Kaynaştırma Ünsüzleri (YaŞaSıN)
Ünlüyle biten bir sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde araya giren yardımcı ünsüzlerdir (y, ş, s, n).
Kapı + a → kapıya
İki + er → ikişer
Masa + ı → masası
Pencere + in → pencerenin
Ulama
Ünsüzle biten bir kelimeden sonra ünlüyle başlayan bir kelime geldiğinde iki kelimenin birleşikmiş gibi okunmasıdır.
Sevgim anlatılmaz, yaşanır.
Kural: İki kelime arasında herhangi bir noktalama işareti varsa ulama yapılmaz!
1. SÖZCÜĞÜN KÖKÜ
Sözcüğün anlamlı en küçük parçasıdır. Kök bulunurken sözcüğün son hâli ile kök arasında mutlaka anlam bağı aranmalıdır.
A. İsim Kökü
Varlıkların, kavramların, duygu ve durumların adı olan köklerdir. -mak / -mek mastar ekini almazlar.
Yaprak-lar-dan → Kök: yaprak (İsim kökü)
Göz-lük-çü → Kök: göz (İsim kökü)
Sarı-ar-dı → Kök: sarı (İsim kökü)
B. Fiil (Eylem) Kökü
İş, oluş, hareket veya durum bildiren köklerdir. -mak / -mek mastar ekini alırlar.
Sev-gi-li → Kök: sev- (Fiil kökü)
Kökü–a-dı → Kök: yaş (İsim kökü – yaşamak fiili “yaş” isminden türemiştir)
Çevr-e → Kök: çevir- (Fiil kökü)
C. Sesteş Kök
Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı ve aralarında hiçbir anlam bağı bulunmayan köklerdir.
Yüzme bilmediği için kıyıdan uzaklaşmadı. → Kök: yüz- (Fiil)
Kitabın yüzüncü sayfasını okuyordu. → Kök: yüz (İsim)
D. Kökteş (Ortak) Kök
Aralarında anlam bağı bulunan, cümledeki kullanımına göre hem isim hem fiil olabilen köklerdir.
Evin duvarındaki boya henüz kurumamıştı. (İsim kökü)
Odayı hafta sonu güzelce boyadı. (Fiil kökü)
(Güreş, barış, savaş, kuru, sıva, güreş gibi kelimeler kökteştir.)
2. EKLER (YAPIM VE ÇEKİM EKLERİ)
Ekler işlevlerine göre yapım ve çekim ekleri olarak ikiye ayrılır. Sözcüğe önce yapım eki, ardından çekim eki getirilir (İstisna: annemsiz, atatsız vb.).
A. Yapım Ekleri
Eklendiği sözcüğün anlamını veya türünü değiştiren, yeni sözcükler türeten eklerdir.
| Yapım Eki Türü | Örnek Türetmeler |
| İsimden İsim Yapım Eki | Kitap-lık, su-suz, vatandaş-lık, demir-ci |
| İsimden Fiil Yapım Eki | Su-la-, göz-le-, az-al-, sarı-ar- |
| Fiilden İsim Yapım Eki | Yaz-ı, sev-gi, böl-ge, seç-im, dal-gıç |
| Fiilden Fiil Yapım Eki | Koş-tur-, gör-üş-, kır-ıl-, bak-ış- |
B. Çekim Ekleri
Sözcüğün anlamını ve türünü değiştirmeyen; cümle içinde görev almasını, diğer sözcüklerle bağ kurmasını sağlayan eklerdir.
1. İsim Çekim Ekleri:
Çoğul Eki (-lar / -ler): kitap-lar, ev-ler
Hal (Durum) Ekleri:
Yönelme (-e / -a): ev-e, okul-a
Belirtme (-i / -ı / -u / -ü): ev-i, yol-u
Bulunma (-de / -da): ev-de, okul-da
Ayrılma (-den / -dan): ev-den, sokak-tan
İyelik (Aitlik) Ekleri: Nesnenin kime ait olduğunu gösterir. (Ev-im, ev-in, ev-i, ev-imiz, ev-iniz, ev-leri)
İlgi / Tamlayan Eki (-in / -ın / -un / -ün): okul-un kapısı, çocuk-un oyuncağı
Eşitlik Eki (-ce / -ca): insan-ca, aile-ce
2. Fiil Çekim Ekleri:
Kip Ekleri:
Haber (Bildirme) Kipleri: Gelecek zaman (-acak), Şimdiki zaman (-yor), Geniş zaman (-r), Görülen geçmiş (-dı), Öğrenilen geçmiş (-mış).
Dilek (Tasarlama) Kipleri: Gereklilik (-malı), İstek (-e), Şart (-se), Emir (Eki yok).
Şahıs (Kişi) Ekleri: Fiildeki eylemi kimin yaptığını belirtir. (Gel-di-m, gel-di-n, gel-di, gel-di-k, gel-di-niz, gel-di-ler)
3. SÖZCÜĞÜN YAPISI
Sözcükler yapılarına göre üç grupta incelenir:
A. Basit Sözcük
Hiç yapım eki almamış sözcüklerdir. Çekim eki almış olmaları basit olma niteliklerini bozmaz.
Masa-da-ki ❌ (Yapım eki içerdiği için basit değildir)
Göz-ler-im-den ✔️ (Sadece çoğul, iyelik ve ayrılma çekim ekleri almıştır, basittir.)
Yaz-dı-lar ✔️ (Kip ve şahıs çekim eki almıştır, basittir.)
B. Türemiş Sözcük (Gövde)
En az bir yapım eki almış sözcüklerdir. Yapım eki almış sözcüğe gövde denir.
Göz-lük (Gövde)
Göz-lük-çü-lük (Gövdeden türemiş sözcük)
Bil-gi-len-dir-miştiler (birden fazla yapım eki almıştır)
C. Birleşik Sözcük
En az iki sözcüğün yeni bir kavramı karşılamak üzere bir araya gelip kalıplaşmasıyla oluşan sözcüklerdir.
1. Birleşik İsimlerin Oluşum Yolları:
İsim Tamlaması Yoluyla: ayakkabı (ayak kabı), yüzbaşı, gökkuşağı
Sıfat Tamlaması Yoluyla: sivrisinek, karabiber, açıkgöz
Fiil Kaynaşması Yoluyla: biçerdöver, uyurgezer, kapkaç, dedikodu
2. Birleşik Fiiller:
Yardımcı Fiille Kurulanlar: İsim + etmek, eylemek, olmak, kılmak, buyurmak.
Yardım etmek, hissetmek (ses düşmesi/türemesi varsa bitişik yazılır), kaybolmak
Kurallı Birleşik Fiiller:
Yeterlilik Fiili (-ebil): yaz-abil-mek
Tezlik Fiili (-iver): gel-iver-mek
Sürerlik Fiili (-edur, -ekal, -egel): bak-akal-mak, sür-egel-mek
Yaklaşma Fiili (-eyaz): düş-eyaz-mak
Anlamca Kaynaşmış / Deyimleşmiş Birleşik Fiiller:
Gözden düşmek, kulak kabartmak, vazgeçmek, başvurmak
1. İSİM SOYLU SÖZCÜKLER
A. İsim (Ad)
Varlıkları, kavramları, duygu ve durumları karşılayan sözcüklerdir. İsimler cümle içerisinde İsim Tamlaması kurarak sıklıkla sorulur:
Belirtili İsim Tamlaması: Tamlayan da tamlanan da ek alır (Tamlayan eki: -ın/-in, Tamlanan eki: -ı/-i).
Okulun kapısı, dünyanın derti
Belirtisiz İsim Tamlaması: Tamlayan ek almaz, sadece tamlanan ek alır.
Okul kapısı, TÜBİTAK projesi
Zincirleme İsim Tamlaması: En az üç ismin birbirine tamlama bağıyla bağlanmasıyla oluşur.
Okul kapısının kolu, matematik öğretmeninin kalemi
B. Sıfat (Önad)
İsimlerin önüne gelerek onları renk, şekil, durum yönüyle niteleyen veya işaret, sayı, belgisizlik, soru yönüyle belirten sözcüklerdir.
Niteleme Sıfatları: İsme sorulan “Nasıl?” sorusunun cevabıdır.
Kırmızı araba, derin düşünce, kırık sandalye
Belirtme Sıfatları:
İşaret Sıfatı: Bu konu, şu öğrenci, o sıra
Sayı Sıfatı: Üç kişi, beşer elma, ikinci kat
Belgisiz Sıfat: Bazı öğrenciler, her gün, birkaç soru
Soru Sıfatı: Hangi yol? Kaç gün? Nasıl bir ev?
ÖSYM Tuzağı — Adlaşmış Sıfat:
Niteleme sıfatının önündeki isim düştüğünde, sıfat ismin ekini üzerine alır ve adlaşır.
Yaşlı insanlara saygı gösterin. → (Sıfat + İsim)
Yaşlılara saygı gösterin. → (Adlaşmış Sıfat)
C. Zamir (Adıl)
İsmin yerini tutan sözcüklerdir. İsimlerin aldığı tüm çekim eklerini alabilirler.
Kişi (Şahıs) Zamirleri: ben, sen, o, biz, siz, onlar ve kendi (dönüşlülük zamiri).
İşaret Zamirleri: bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, burası, şurası.
Belgisiz Zamirler: biri, birkaçı, hepsi, herkes, kimse, bazıları, çoğu.
Soru Zamirleri: kim, ne, hangisi, kaçı, nereye.
Sıfat ve Zamir Ayrımı (Çok Önemli!)
| Kelime | Sıfat Örneği (İsmin Önünde) | Zamir Örneği (İsmin Yerine) |
| Bu | Bu soru çok kolaydı. | Bu, çok kolay bir soruydu. |
| Bazı | Bazı öğrenciler gelmedi. | Bazıları derse gelmedi. |
| Hangi | Hangi kitabı aldın? | Hangisini satın aldın? |
D. Zarf (Belirteç)
Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların veya kendi türünden sözcüklerin (zarfların) anlamını zaman, durum, miktar, yer-yön ve soru bakımından derecelendiren veya sınırlayan sözcüklerdir.
Durum (Hal) Zarfı: Fiile/fiilimsiye sorulan “Nasıl?” sorusunun cevabıdır.
Sessizce oturdu. / Hızlı yürüyen adam.
Zaman Zarfı: Fiile/fiilimsiye sorulan “Ne zaman?” sorusunun cevabıdır.
Dün geldik. / Gece çalışmayı severim.
Miktar (Azlık-Çokluk) Zarfı: Fiile, sıfata veya zarfa sorulan “Ne kadar?” sorusunun cevabıdır.
Çok konuştu (Fiili etkiledi).
En güzel kız (Sıfatı etkiledi – Üstünlük zarfı).
Yer-Yön Zarfı: Aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri, öte, beri kelimeleridir.
ÖSYM Tuzağı — Yer-Yön Zarfı:
Yer-yön sözcükleri yalın haldeyken zarftır. Çekim eki aldıkları anda isimleşirler!
Aşağı indi. → Zarf (Yalın halde, fiili yön belirtiyor)
Aşağıya indi. → İsim (-a yönelme ekini aldığı için zarf özelliğini kaybetti)
E. Edat (İlgeç)
Tek başına anlamı olmayan, cümle içinde sözcükler arasında anlam ilişkisi (benzerlik, amaç, araç, neden vb.) kuran sözcüklerdir.
Gibi, kadar, için, göre, üzere, sanki, -e doğru, -e karşı, -den beri…
Buz gibi su (Benzerlik), Kardeşi için aldı (Amaç/Uğrunda).
F. Bağlaç
Tek başına anlamı olmayan, eş görevli sözcükleri, sözcük gruplarını veya cümleleri birbirine bağlayan sözcüklerdir.
Ve, veya, yahut, de, ki, ama, fakat, lakin, çünkü, oysakı, ne… ne…, hem… hem…
ÖSYM’nin Favori Ayırt Etme Tuzakları:
“İLE” Sözcüğü:
Yerine “ve” getirilebiliyorsa → Bağlaç (Annem ile babam geldi → Annem ve babam)
Yerine “ve” getirilemiyorsa → Edat (Okula otobüs ile gitti → Otobüs ve gitti ❌)
“YALNIZ / ANCAK” Sözcükleri:
Yerine “Sadece” getirilebiliyorsa → Edat (Bu soruyu yalnız sen çözersin.)
Yerine “Ama / Fakat” getirilebiliyorsa → Bağlaç (Çok çalıştım yalnız kazanamadım.)
2. FİİL SOYLU SÖZCÜKLER
Fiil (Eylem) ve Fiilimsiler (Eylemsiler)
İş, oluş, durum veya hareket bildiren; kip ve şahıs eki alarak çekimlenebilen sözcüklerdir. Fiillerden türeyip cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan sözcüklere ise Fiilimsi denir.
İsim-Fiil (-ma, -ış, -mak): Okurmak özgürleştirir.
Sıfat-Fiil (-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş): Kırılan kalp, tanıdık yüz.
Zarf-Fiil (-ken, -alı, -madan, -ince, -ip, -arak, -dıkça…): Gülerek konuştu, gelince haber ver.
I. CÜMLENİN ÖĞELERİ
Cümlenin öğeleri bulunurken temel kural şudur: Soruların tamamı YÜKLEME sorulur.
Altın Kural (Tamlama Bölünmez): Öğe ayırırken isim tamlamalarını, sıfat tamlamalarını, deyimleri, ikilemeleri ve birleşik fiilleri asla bölemezsiniz.
Cümlenin Öğeleri
├── Temel Öğeler: Yüklem, Özne
└── Yardımcı Öğeler: Nesne, Yer Tamlayıcısı (Dolaylı Tümleç), Zarf Tümleci
1. Temel Öğeler
A. Yüklem
Cümlenin yargısını bildiren temel öğedir. Yüklemi bulmak için bir soru sorulmaz; yüklem cümlenin motorudur.
Dün akşam bize gelen kişi en sevdiğim çocukluk arkadaşımdı. (Yüklem bir sıfat tamlaması grubu olduğu için bölünmez.)
B. Özne
Yüklemin bildirdiği işi yapan veya durumu üzerine alan öğedir. Yükleme sorulan “Kim?” veya “Ne?” sorularıyla bulunur. (Nesne ile karıştırmamak için soruları “Yapan kim?”, “Olan ne?” şeklinde sormak daha garantidir.)
Açık (Gerçek) Özne: Cümlede açıkça yazan öznedir.
Yağmur stadyumu göle çevirdi. (Çeviren ne? → Yağmur)
Gizli Özne: Cümlede yazmayan, yüklemin şahıs ekinden anlaşılan öznedir.
Dün akşam saatlerce ders çalıştım. (Çalışan kim? → [Ben])
Sözde Özne: Edilgen çatılı fiillerde, yapılan işten etkilenen nesnenin özne konumuna geçmesidir.
Okuldaki duvarlar güzelce boyandı. (Boyanan ne? → Okuldaki duvarlar)
2. Yardımcı Öğeler
| Öğe Türü | Yükleme Sorulan Sorular | Ayırt Edici Özellik / Ekler |
| Belirtisiz Nesne | Ne? (Özneden sonra sorulur) | Yalın haldedir, ek almaz. |
| Belirtili Nesne | Neyi? Kimi? Nereyi? | -i belirtme hal ekini mutlaka alır. |
| Yer Tamlayıcısı (Dolaylı Tümleç) | Kime, Kimde, Kimden? Neye, Nede, Neden? Nereye, Nerede, Nereden? | Bulunduğu kelime -e, -de, -den hâl eklerinden birini mutlaka alır. |
| Zarf Tümleci | Nasıl? Ne zaman? Ne kadar? Neden? Niçin? Nere? | Zaman, durum, miktar, sebep ve yer-yön bildirir. |
ÖSYM Çeldiricisi — Yer-Yön Sözcüklerine Dikkat:
Aşağı baktı. → Zarf Tümleci (Ek almamış, yalın halde)
Aşağıya baktı. → Yer Tamlayıcısı (-e hal ekini aldığı için yer tamlayıcısı oldu)
II. CÜMLE TÜRLERİ
Cümle türleri sorularında ÖSYM sizden cümleyi 4 farklı açıdan incelemenizi ister:
1. Yüklemin Türüne Göre Cümleler
Fiil (Eylem) Cümlesi: Yüklemi çekimlenmiş bir fiil olan cümlelerdir.
Her gün iki saat kitap okur. (okumak – fiil)
İsim (Ad) Cümlesi: Yüklemi ek-fiil alarak yüklem olmuş bir isim, zamir, edat veya fiilimsiden oluşan cümlelerdir.
Başarının tek sırrı çalışmaktır. (Fiilimsiler yüklem olduğunda cümle isim cümlesi kabul edilir!)
2. Yüklemin Yerine (Kuruluşuna) Göre Cümleler
Kurallı (Düz) Cümle: Yüklemi sonda olan cümledir.
Devrik Cümle: Yüklemi sonda olmayan (başta veya ortada) cümledir.
Eksiltili Cümle: Yüklemi yazılmamış, yargısı tamamlanmamış cümledir (Sonuna üç nokta … konur).
3. Anlamına Göre Cümleler
Olumlu Cümle: Eylemin gerçekleştiğini/gerçekleşeceğini veya kavramın var olduğunu bildiren cümlelerdir.
Olumsuz Cümle: Eylemin gerçekleşmediğini veya kavramın olmadığını bildiren cümlelerdir (-me/-ma, -siz, değil, yok ek ve sözcükleriyle yapılır).
Biçimce ve Anlamca Farklılıklar:
Seni hiç sevmez olur muyum? → Biçimce Olumsuz (olur muyum? / soru), Anlamca Olumlu (Severim)
Ne aradı ne sordu. → Biçimce Olumlu (ek yok), Anlamca Olumsuz (Aramadı ve sormadı)
4. Yapısına Göre Cümleler (Sınavın En Çok Sorduğu Kısım
A. Basit Cümle
Tek bir yüklemi (yargısı) olan ve içinde hiç fiilimsi bulunmayan cümlelerdir.
Sıcak yaz günlerinde soğuk su içilmelidir. (Tek yüklem var, fiilimsi yok)
B. Birleşik Cümle
Tek bir temel yüklemi ve buna bağlı en az bir yan cümleciği olan cümlelerdir.
Girişik Birleşik Cümle: Yan cümlesi fiilimsiden oluşan cümledir (En çok sorulan türdür).
Ders çalışan öğrenciler sınavda başarılı oldu. (Yüklem: oldu | Yan Cümle: çalışan)
Şartlı Birleşik Cümle: Yan cümlesi -se / -sa şart ekiyle kurulan cümledir.
Hava güzel olursa dışarı çıkarız.
Ki’li Birleşik Cümle: “ki” bağlacıyla yan cümlenin temel cümleye bağlandığı yapıdır.
Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.
İç İçe Birleşik Cümle: Bir cümlenin başka bir cümlenin öğesi (genellikle belirtisiz nesnesi) olduğu yapıdır.
Öğretmen “Yarın sözlü var.” dedi.
C. Sıralı Cümle
Birden fazla cümlenin (yüklemin) birbirine virgül (,) veya noktalı virgül (;) ile bağlanmasıyla oluşur.
Bağımlı Sıralı Cümle: Cümleler arasında en az bir öğe ortaklığı vardır.
Müdür içeri girdi, öğrencilere baktı. (Ortak Özne: Müdür)
Bağımsız Sıralı Cümle: Cümleler arasında hiçbir öğe ortaklığı yoktur.
Yağmur yağıyordu, biz evde oturuyorduk.
D. Bağlı Cümle
Birden fazla cümlenin birbirine bağlaçlarla (ve, veya, ama, fakat, çünkü vb.) bağlanmasıyla oluşan cümlelerdir.
Çok çalıştı ama sınavı kazanamadı. (İki ayrı yüklem “ama” bağlacıyla bağlanmış)
1. ÖZNESİNE GÖRE FİİL ÇATILARI
Yüklemin bildirdiği işi yapan öznenin durumuna göre belirlenir.
| Çatı Türü | Çatı Eki | Özne Durumu | Örnek |
| Etken | (Ek yok) | Gerçek / Gizli Özne işi doğrudan yapar. | Öğrenciler konuyu dikkatle dinledi. |
| Edilgen | -l, -n | İşi yapan belli değildir; Sözde Özne vardır. | Sınıfın camları dün silindi. |
| Dönüşlü | -l, -n | Gerçek özne işi hem yapar hem işten etkilenir. | Ahmet aynanın karşısında süslendi. |
| İşteş | -ş | İşi karşılıklı veya birlikte yapma anlamı vardır. | İki eski dost uzun süre bakıştı. (Karşılıklı) Kuşlar aniden uçuştu. (Birlikte) |
Edilgen ve Dönüşlü Çatı Ayrımı (Kritik Nokta)
Her iki çatı türü de -l, -n eklerini aldığı için sıklıkla karıştırılır. Ayırt etmek için özneye bakılır:
Bütün sokaklar bayram için süslendi. → Edilgen (Süsleyen kim? Belli değil / Sokaklar = Sözde Özne)
Kız düğün için güzelce süslendi. → Dönüşlü (Süslenen kim? Kız / İşi hem yapan hem etkilenen aynı kişi = Gerçek Özne)
2. NESNESİNE GÖRE FİİL ÇATILARI
Yüklemin nesne alıp alamamasına göre belirlenir.
Pratik Taktik: Fiilin başına “onu” kelimesini getirin. Anlamlı oluyorsa Geçişli, anlamsız oluyorsa Geçişsizdir.
A. Geçişli Fiil
Nesne alabilen fiillerdir. Cümlede nesne yazılı olmak zorunda değildir; nesne alabilme potansiyeli olması yeterlidir.
Akşam harika bir roman okudum. → (Ne okudum? → harika bir roman = Belirtisiz Nesne)
Yarın sana anlatacağım. → (Onu) anlatacağım ✔️ (Cümlede nesne yok ama fiil geçişlidir).
B. Geçişsiz Fiil
Nesne alamayan fiillerdir. Başına “onu” getirildiğinde anlamsız olur.
Bebek bütün gece uyudu. → (Onu) uyudu ❌ (Geçişsiz)
Durakta saatlerce bekledik. → (Onu) bekledik ✔️ (Beklemek geçişlidir, nesne alabilir).
C. Oldurgan Fiil
Geçişsiz bir fiilin -r, -t, -dır eklerinden birini alarak geçişli hale gelmesidir.
Gül- → (Onu) gül- ❌ (Geçişsiz)
Gül-dür– → (Onu) güldürdü ✔️ (Oldurgan)
Uyna- → (Onu) uyan- ❌ (Geçişsiz)
Uyan-dır– → (Onu) uyandırdı ✔️ (Oldurgan)
D. Ettirgen Fiil
Zaten geçişli olan bir fiilin -r, -t, -dır eklerini alarak geçişlilik derecesinin artırılmasıdır. İşi başkasına yaptırma anlamı taşır.
Yaz- → (Onu) yazdı ✔️ (Geçişli)
Yaz-dır– → (Onu) yazdırdı ✔️ (Ettirgen – İşi başkasına yaptırdı)
Çöz- → (Onu) çözdü ✔️ (Geçişli)
Çöz-dür– → (Onu) çözdürdü ✔️ (Ettirgen)
1. BÜYÜK HARFLERİN KULLANIMI VE İSTİSNALARI
Akrabalık Bildiren Sözcükler:
Akrabalık adı olup lakap/unvan olarak kullanılmıyorsa küçük yazılır: Ayşe teyzeme gittim.
Lakap veya unvan olmuşsa büyük yazılır: Nene Hatun, Dayı Kemal, Müslüm Baba.
Kurum, Kuruluş ve Kurul Adları:
Kurum, kuruluş ve kurul adlarının her kelimesi büyük harfle başlar.
ÖSYM Tuzağı: Kurum ve kuruluş adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ( ‘ ) AYRILMAZ!
Türk Dil Kurumuna ✔️ (Türk Dil Kurumu’na ❌)
Yeşilay Derneğinden ✔️
Marmara Üniversitesine ✔️
Yer Adları ve Dahil Olan Tür İsimleri:
Özel ada dahil olan deniz, göl, dağ, boğaz vb. tür adları büyük yazılır: Ağrı Dağı, Van Gölü, Çanakkale Boğazı.
Özel ada dahil olmayan il, ilçe, belde, köy sözcükleri küçük yazılır: Ankara ili, Kızılay semti, Taşlıca köyü.
Özel ada dahil olan mahalle, meydan, bulvar, caddesi, sokak sözcükleri büyük yazılır: Atatürk Bulvarı, Ziya Gökalp Caddesi, Gül Sokak.
Gazete, Dergi ve Eser Adları:
Özel ada dahil olmayan gazete, dergi kelimeleri küçük yazılır: Hürriyet gazetesi, Varlık dergisi.
İstisna: Resmî Gazete (Cümlenin parçası olduğu için büyük yazılır).
2. BİTİŞİK VE AYRILAN BİRLEŞİK SÖZCÜKLER
Birleşik sözcüklerin yazılışında temel mantık “anlam kayması” ve “ses olayı” kuralıdır.
A. Bitişik Yazılan Birleşik Sözcükler
- Ses Düşmesi veya Türemesi Olanlar:
Kayıp + olmak → kaybolmak
His + etmek → hissetmek
Ne + için → niçin
- Kelimeleşip İkincisi veya Her İkisi Anlam Kaybına Uğrayanlar:
Birleşme sırasında kelimelerden ikincisi veya her ikisi benzetme yoluyla anlam değişikliğine uğramışsa bitişik yazılır.
Keçiboynuzu (bitki), aslanağzı (çiçek), kuşburnu (çay/bitki), itburnu, suaygırı, tavukgöğsü (tatlı).
- -an, -r, -maz, -mış, -e Ekleriyle Kurulan Kalıplaşmış Sözcükler:
Gökdelen, imambayıldı, okuryazar, biçerdöver, uyurgezer, hacıyatmaz.
- Hane, Name, Zade, Sever Sözcükleriyle Kurulanlar:
Dershane, beyanname, amcazade, hayvansever, vatansever.
B. Ayrı Yazılan Birleşik Sözcükler
- Ses Olayına Uğramayan Yardımcı Fiiller:
Fark etmek, terk etmek, kabul etmek, arz etmek, var olmak.
- Birleşme Sırasında İkinci Kelimesi Anlamını Korumuşsa:
Köpek balığı (balık anlamını koruyor), uğur böceği, çalı kuşu, kuru fasulye, yaban gülü, otoyol.
- -er ve -maz Ekleriyle Kurulan Sıfat Tamlaması Yapısındaki İkileme Benzeri Yapılar:
Çalar saat, döner sermaye, çıkmaz sokak, tükenmez kalem.
3. DE, Kİ VE Mİ’NİN YAZIMI
A. Bağlaç Olan “de / da”
Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı bozulmaz (sadece daralabilir).
Her zaman ayrı yazılır. Kesinlikle te / ta şekli yoktur!
Sınava sen de girmelisin.
Gelse de konuşsak.
B. Bulunma Durum Eki Olan “-de / -da / -te / -ta”
Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı bozulur.
Sözcüğe bitişik yazılır. Sertleşmeye uyarak te/ta olabilir.
Kitabım okulda kaldı.
Saat üçte buluşalım.
C. Bağlaç Olan “ki” ve SOMBAÇÇI Kalıbı
Bağlaç olan “ki” ayrı yazılır: Duydum ki unutmuşsun…
Soru Taktiği: “ki” olan sözcüğe “-ler / -lar” getirilir. Anlamlı oluyorsa bitişik (ek olan ki), anlamsız oluyorsa ayrı (bağlaç olan ki) yazılır.
Seninki-ler ✔️ (Bitişik)
Duydum ki-ler ❌ (Ayrı)
Bitişik Yazılan Bağlaç Ki’ler (SOMBAÇÇI Kuralı):
Bağlaç olduğu halde kalıplaştığı için bitişik yazılan sözcükler:
Sanki
Oysaki
Mademki
Belki
Ahsen (Formülü bozmamak için; Albu ki –> Halbuki)
Çünkü
Meğerki
İllaki
4. KISALTMALARIN VE SAYILARIN YAZIMI
A. Kısaltmaların Yazımı
Büyük harfle yapılan kısaltmalara getirilen ekler, kısaltmanın son harfinin okunuşuna göre gelir (Kelimenin açılımına göre değil!).
TDK’ye ✔️ (TDK’ya ❌– Türkçede “ka” sesi yoktur, “ke” vardır)
THY’de ✔️
TRT’den ✔️
Küçük harfle yapılan kısaltmalara gelen ekler, kelimenin açılımına göre gelir:
Kg’dan (kilogramdan) ✔️
Cm’yi (santimetreyi) ✔️
B. Sayıların Yazımı
Sayılar metin içerisinde harfle ve ayrı yazılır: bin dokuz yüz yüz altmış üç, on beş gün.
İstisna: Çek, senet ve para ile ilgili ticari işlemlerde bitişik yazılır: #1050TL# (onellitürklirası).
Üleştirme Sayıları: Üleştirme sayıları sadece harfle yazılır, rakamla yazılmaz!
2’şer ❌
İkişer ✔️
10’ar ❌
Onar ✔️
5. EN ÇOK KARIŞTIRILAN VE SINAVDA SORULAN KELİMELER
| Yanlış Yazım ❌ | Doğru Yazım ✔️ |
| Traş | Tıraş |
| Klavuz | Kılavuz |
| Unvan | Ünvan |
| Yalnız / Yalnış | Yalnız (yalın-ız) / Yanlış (yanıl-ış) |
| Şevkat | Şefkat |
| Orjinal | Orijinal |
| Labaratuar | Laboratuvar |
| Karnıbahar | Karnabahar |
| Egzos | Egzoz (Egzost, eksoz değil) |
| Şçför | Şoför |
| Rasgele | Rastgele |
| Herşey / Birşey | Her şey / Bir şey (“Şey” daima ayrı yazılır) |
1. Nokta (.)
Cümle Sonu: Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur.
Kısaltmalar: Bazı kısaltmaların sonuna konur (Dr., Av., Alm., vb.).
Tuzak: Büyük harfle yapılan kısaltmalara nokta konmaz (TDK, TBMM, MEB). İstisnalar yalnızca T.C. ve T. kelimeleridir.
Sıra Sayıları: Sayılardan sonra sıra bildirmek için kullanılır (15., 2.).
Tarihler: Gün, ay ve yılı ayıran sayılar arasına konur (27.08.2026).
Tuzak: Ay adı yazıyla yazılırsa nokta konmaz (27 Ağustos 2026).
Saat ve Dakika: Saat ile dakika arasına tek nokta konur (10.40). Dijital ekranlardaki iki nokta (10:40) kullanımı Türkçe imla kurallarına göre yanlıştır.
2. Virgül (,) ve “Virgül Konmaz” Kuralları
Eş görevli kelimeleri, kelime gruplarını, sıralı cümleleri ayırmada ve özneden sonra kullanılır.
Sınavlarda En Çok Sorulan Bölüm: Virgülün KULLANILMAYACAĞI Yerler
Metin İçindeki Bağlaçlar: ve, veya, yahut, ama, fakat, lakin, ya… ya, hem… hem, ne… ne gibi bağlaçlardan önce de sonra da virgül konmaz.
Şart Eki (-se / -sa): Şart ekinden sonra virgül konmaz (Erken gelirsen görüşürüz.).
Zarf-Fiil Ekleri (-ıp, -erek, -ince, -dikçe, -meden…):
Cümlede tek bir zarf-fiil varsa sonrasına virgül konmaz (Sınava çalışıp girdi.).
Art arda sıralanmış zarf-fiiller varsa aralarına virgül konur (Gülerek, koşarak içeri girdi.).
İkilemeler: İkilemelerin arasına hiçbir noktalama işareti konmaz (Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.).
Tamlamalar: Tamlayan ile tamlanan arasına virgül girmez (okulun kapısı, mavi elbise).
-mı / -mi Edatı: Zarf-fiil veya şart anlamında kullanıldığında sonrasına virgül konmaz (Bahar geldi mi her yer yeşillenir.).
3. Noktalı Virgül (;) ve İki Nokta (:) Ayrımı
Noktalı virgül bir virgül türevidir (gruplama yapar); iki nokta ise açıklama veya örnek verme işaretidir.
| Noktalı Virgül (;) | İki Nokta (:) |
| Virgülle ayrılmış tür/takımları ayırır: Erkek çocuklara Ali, Can; kız çocuklara Oya, Ece adı verilir. | Kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna konur: En sevdiğim meyveler şunlardır: elma, armut, muz. |
| Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri ayırır: At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, shān kalır. | Kendisiyle ilgili açıklama yapılacak cümlenin sonuna konur: Aklın kuralı şudur: Çok çalışmak. |
| Özneden sonra virgülle ayrılmış ögeler varsa özneyi ayırır: Yeni şiir; zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu. | Büyük / Küçük Harf Kuralı: İki noktadan sonra gelen kısım cümle ise BÜYÜK, sadece örnekler sıralanıyorsa KÜÇÜK harfle başlar. |
4. Kesme İşareti (‘) ve Kritik İstisnalar
Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme eklerini ayırır (Ahmet’in, Türkiye’nin, Boğaz’dan).
Kişi unvanlarına gelen ekler ayrılır (Nihat Bey’e, Ayşe Hanım’dan).
Kesme İşareti Kullanılmayan Önemli Durumlar:
- Kurum, Kuruluş, Kurul ve İş Yeri Adları: Getirilen ekler kesmeyle AYRILMAZ.
Türk Dil Kurumuna (Doğru) / Türk Dil Kurumu’na (Yanlış)
Ankara Üniversitesinde (Doğru) / Ankara Üniversitesi’nde (Yanlış)
Mavi Bakkaliyeden (Doğru)
- Yapım Ekleri ve Çoğul Eki (-lar / -ler): Özel ada gelen yapım ekleri, çoğul eki ve bunlardan sonra gelen hiçbir ek kesmeyle ayrılmaz.
Türkçe Türkçenin (Doğru) / Türkçe’nin (Yanlış)
İstanbullu İstanbullulardan (Doğru)
Mustafa Kemaller Mustafa Kemallerin (Doğru)
- Üçüncü Tekil İyelik Eki Değişimi: Boğaz Köprümüzün (Doğru) / Boğaz Köprü’müzün (Yanlış).
5. Diğer Önemli Noktalama İşaretleri
Üç Nokta (…):
Yüklemi olmayan (eksiltili) cümlelerin sonuna konur.
vb. veya ve benzerleri ifadelerinden sonra üç nokta kullanılmaz.
Soru veya ünlem işaretinden sonra iki nokta eklenerek üç noktaya tamamlanır (?.. veya !..).
Kısa Çizgi (-):
Satır sonuna sığmayan kelimeleri ayırmada.
Ara söz ve ara cümlelerin başında/sonunda (virgül yerine).
Arasında, ile, ila, -den… -e anlamı katmak için (Ankara-İstanbul hattı, 1914-1918).
Tırnak İşareti (” “):
Başka bir kimseden aktarılan doğrudan sözler ve vurgulanmak istenen özel terimler için kullanılır.
Alıntı cümlenin noktalama işareti tırnağın içinde kalır (“Yarın görüşürüz.” dedi.).
Yay Ayraç (Parantez) ( ( ) ):
Cümledeki ek açıklamalar, tiyatro metinlerindeki oyuncu hareketleri ve doğum/ölüm tarihlerinde kullanılır.
Soru İşareti (?):
Soru bildiren cümlelerin sonuna konur.
Kesin olmayan bilgi veya tarihlerde parantez içinde kullanılır: Ankara’dan Antalya’ya arabayla 3 saatte (?) gitmiş.








