Hepimiz zaman zaman sorunlar yaşarız ve içimizi dökmek isteriz. Yakınımızdaki birine derdimizi anlatmak, belki de biraz olsun hafiflemek en doğal insani ihtiyaçlardan biridir. Peki ya son zamanlarda “Takma kafana,” “Boş ver,” veya “Olur öyle şeyler” gibi tepkilerle daha sık karşılaştığınızı fark ettiniz mi? Ben şahsen bu sözleri söyleyenleri artık çok daha iyi anlıyorum ve gelin bunun nedenlerini birlikte irdeleyelim.

İnsanlar Neden Artık Dert Dinlemiyor?
Bir zamanlar empati, dayanışma ve dinleme kültürü daha yaygın gibiydi. Ancak günümüzün hızla değişen dünyasında, bireylerin birbirlerinin sorunlarına karşı gösterdiği tahammülün azaldığına dair güçlü işaretler var. Bu durumun birkaç temel nedeni olabilir:
1. Kendi Sorun Yüküyle Başa Çıkma Çabası
Herkesin kendine ait bir hayatı, kendi stresi ve kendi mücadelesi var. Ekonomik sıkıntılar, iş baskısı, ailevi sorunlar veya kişisel bunalımlar… Liste uzayıp gidiyor. Kendi “yükü” zaten ağır olan birinin, başkalarının dertlerini de sırtlanacak enerjisi veya kapasitesi kalmayabilir. Bu, kötü niyetten çok, kişisel bir tükenmişlik halinin yansımasıdır.
2. Dertlerin Sürekli Tekrarı ve Çözümsüzlük Algısı
Bazen aynı dertlerin defalarca anlatılması, dinleyici için yorucu hale gelebilir. Eğer bir sorun için çözüm önerileri sunulmuş ancak bunlar uygulanmamışsa veya sorun sürekli olarak tekrar ediyorsa, dinleyici bir noktada “ben ne yapabilirim ki?” hissine kapılabilir. Bu durum, “takma kafana” gibi sözlerin bir nevi çaresizlik veya bezginlik ifadesi olmasına yol açabilir.
3. Bilgi Yüklenmesi ve Duygusal Doygunluk
Sosyal medya ve sürekli haber akışı sayesinde, dünya üzerindeki her türlü olumsuzluğa anında maruz kalıyoruz. Savaşlar, afetler, ekonomik krizler… Beynimiz ve ruhumuz zaten yoğun bir duygusal bilgi yüklemesi altında. Bu kadar çok olumsuzluğa maruz kalırken, yakın çevremizdeki bireysel dertleri dinlemek, çoğu zaman kaldıramayacağımız ek bir yük haline gelebiliyor.
4. Kişisel Alan ve Enerji Koruma İsteği
Modern dünyada insanlar, kişisel alanlarına ve enerjilerine daha çok değer veriyor. Herkesin kendini “koruma” içgüdüsü var. Bir başkasının yoğun duygusal yükünü taşımak, kendi enerjilerini tüketmek anlamına gelebilir. Bu nedenle, bazen “takma kafana” demek, aslında bilinçsizce bir enerji koruma mekanizması olabilir.
Peki Ne Yapmalı?
Bu durumu anlamak hem dert dinleyen hem de dert anlatan için önemlidir.
Dert Anlatanlar İçin: Karşınızdaki kişinin de kendi yükleri olduğunu unutmayın. Herkesten aynı düzeyde empati beklemek yerine, güvendiğiniz birkaç kişiye odaklanın ve onların da dinleme kapasitelerini göz önünde bulundurun. Belki de profesyonel bir destek almak, bazı sorunlar için daha doğru bir adımdır.
Dert Dinleyenler İçin: Eğer birinin derdini dinleyecek durumda değilseniz, bunu nazikçe ifade etmekten çekinmeyin. “Şu an odaklanmakta güçlük çekiyorum ama sonra dinlemek isterim” gibi dürüst bir yaklaşım, “takma kafana” demekten çok daha yapıcı olacaktır.
Unutmayalım ki, bu değişen dinamikler kötü niyetten değil, çoğu zaman modern yaşamın getirdiği koşullardan kaynaklanıyor. Bu durumu anlamak hem kendimizle hem de çevremizdekilerle olan ilişkilerimizde daha anlayışlı ve gerçekçi olmamızı sağlayacaktır.


Yorum bırakın