Inside Man 1-2 Film Eleştirisi: Övülen Her Film İyi Olmak Zorunda Değil

2006 yapımı Inside Man filmi, çoğu kişi için “zihni yoran zekice bir soygun hikayesi” gibi lanse edilse de, benim izlediğim haliyle oldukça hayal kırıklığı yarattı. Başrolde Denzel Washington’un olması nedeniyle beklentilerim yüksekti. Zira son zamanlarda, neredeyse tüm filmlerinde aşırı bir övgüye maruz kalan bir aktör haline geldi. Ben de bu filmini izleyerek kendim karar vermek istedim.

Ancak film, bana göre ne kurgu açısından ne de oyunculuk bakımından etkileyiciydi. Özellikle ırkçılık temasının yapay şekilde öne çıkarılması, filmi keyifle izlememi engelledi. Bir sahnede ırkçılık yapan bir polisi uyaran karakterin, başka bir sahnede Arnavut kökenli birini Ermeni zannetmesi ve ikisi de aynıymış gibi davranması, beni Arnavut kökenli bir izleyici olarak açıkçası oldukça rahatsız etti.

Filmi sadece bu bakış açısıyla değil, genel senaryo ve akış bakımından da değerlendirecek olursak, her şeyin aşırı hesaplı ve yapay şekilde ilerlediğini söylemek mümkün. Evet, Denzel Washington gibi usta bir oyuncu rol alıyor, ancak bu, filmi kusursuz yapmaya yetmiyor. Özellikle Deja Vu gibi farklı hikaye yapısına sahip filmleriyle kıyaslandığında, Inside Man kesinlikle daha zayıf bir yapım.

2006 yapımı Inside Man’in devamı olarak çıkan Inside Man: Most Wanted (2019), ilk filmi beğenmemiş biri olarak yine de bir şans vermek istediğim yapımlardan biri oldu. Ancak ne yazık ki bu filmde de beni içine çeken bir akış yakalayamadım.

En büyük sorun: gereksiz uzunlukta diyaloglar. Yer yer monologlara dönüşen konuşmalarla film, neredeyse ilerlemeyi unutmuş gibiydi. Hikâye akışı yerine, karakterlerin uzun ve sıkıcı diyaloglarına maruz kalmak, izleyici olarak dikkatimin dağılmasına sebep oldu. Benzer bir deneyimi daha önce Knives Out 2 filminde de yaşamıştım; orada da gereksiz sohbetleri hızlıca geçerek izlemek zorunda kalmıştım.

Aksiyon ve gerilim vaat eden bir devam filmi beklerken daha çok masa başında geçen, bilgi bombardımanına dönüşen bir anlatımla karşılaştım. Film ne yazık ki tempo, atmosfer ve karakter gelişimi açısından oldukça zayıftı.

Genel Değerlendirme

Hem Inside Man hem de Inside Man: Most Wanted, benim için beklentiyi karşılamayan yapımlar oldu. Özellikle övülen oyuncuların yer aldığı filmlere yüksek beklentiyle yaklaşan biriyseniz, bu iki filmde hayal kırıklığı yaşamanız olası. Herkesin zevki farklıdır ama bu iki film, benim sinema anlayışıma ve keyif alma kriterlerime uymadı.


ATAKAN ULU sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

Ben Atakan

Felsefe, sosyoloji ve eğitim gibi alanlarda düşünüyor, araştırıyor ve yazıyorum. Bu köşe hem kişisel sorgularımı hem de kaynaklı çalışmalarımı paylaşmak için var.

Gerçeğin yerini imajların aldığı bir çağda, düşünmek bir direniş biçimidir.

646 tıklama