Rakam mı Sayı mı? Medyanın Bitmeyen Yanlışı!

Günlük konuşmalarımızda, özellikle de medya dünyasında sıkça karşılaştığımız bir kavram kargaşası var: rakam ve sayı. Çoğu zaman bu iki terim birbirinin yerine kullanılıyor, ancak aslında aralarında önemli bir fark bulunuyor. Peki, nedir bu fark ve neden bu kadar yaygın bir yanlış algı var? Gelin, bu konuyu açıklığa kavuşturalım.

Rakam Nedir?

Basitçe ifade etmek gerekirse, rakamlar sayıları yazmak için kullandığımız sembollerdir. Tıpkı harflerin kelimeleri oluşturması gibi, rakamlar da sayıları oluşturur. Elimizde yalnızca on adet rakam bulunur: 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9. Bu on sembolü kullanarak sonsuz sayıda sayı yazabiliriz.

Sayı Nedir?

Sayılar ise, rakamların bir araya gelerek oluşturduğu miktarları ifade eden kavramlardır. Yani, rakamlar birer araç, sayılar ise bu araçlarla ifade ettiğimiz değerlerdir. Örneğin, “15” bir sayıdır ve iki rakamın (1 ve 5) bir araya gelmesiyle oluşmuştur.

Medyadaki Yanlış Kullanımlar

En sık duyduğumuz yanlışlardan biri, zam oranları veya bütçelerden bahsederken “maaşlara rakam olarak %15’lik bir zam” denilmesidir. Burada kastedilen “%15” bir sayıdır, bir rakam değil. Çünkü 15, birden fazla rakamdan oluşmaktadır.

Peki, ne zaman “rakam” diyebiliriz? Eğer “rakam olarak %7’lik bir zam” denilseydi, bu durumda hem sayı hem de rakam olarak kabul edilebilirdi. Çünkü 7 tek başına bir rakamdır. Ancak bu durumda bile, “sayı” demek daha doğru bir ifade olacaktır. Genel kural olarak, 10 ve üzerindeki değerlere “rakam” demek kesinlikle yanlıştır.

Neden Bu Kadar Önemli?

Bu ayrım, matematiksel doğruluk açısından önemlidir. Dilin doğru kullanılması, özellikle resmî açıklamalarda ve haberlerde, bilgi kirliliğini önlemek ve kafa karışıklığını gidermek için elzemdir. Belki de bu küçük görünen yanlış, daha büyük kavramsal hatalara zemin hazırlayabilir.

Sonuç olarak, “rakam” ve “sayı” arasındaki farkı bilmek hem günlük iletişimimizde hem de toplumsal anlayışımızda daha net olmamızı sağlayacaktır.


ATAKAN ULU sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

Ben Atakan

Felsefe, sosyoloji ve eğitim gibi alanlarda düşünüyor, araştırıyor ve yazıyorum. Bu köşe hem kişisel sorgularımı hem de kaynaklı çalışmalarımı paylaşmak için var.

Gerçeğin yerini imajların aldığı bir çağda, düşünmek bir direniş biçimidir.

643 tıklama