Dört kişilik sıradan bir aile, yeni bir başlangıç için ıssız bir bölgedeki eski bir eve taşınır. Ancak evin geçmişi sıradan değildir: burada bir zamanlar robotik deneyler yapılmış ve Cassandra adında gelişmiş bir yapay zekâ robotu yaratılmıştır. Başta çocukla bağ kurmaya çalışan Cassandra, zamanla babanın da güvenini kazanır. Fakat tüm bu “bağ kurma” çabaları annenin sistem dışına itilmesine kadar uzanır. Klasik bir dörtlü aile yapısı üzerinden inşa edilen bu yapay zekâ distopyasında, kadın karakterin yalnızlaştırılması, izole edilmesi ve sonunda tehdit unsuru ilan edilmesi dikkat çeker.
Tanıdık Bir Hikâye, Tekrarlayan YapılarAçık söylemem gerekirse, diziyi izlerken sürekli başka yapımları düşündüm. Sanki her sahne bir yerden tanıdık, her karakter bir başka filmden çıkıp gelmiş gibiydi. M3GAN, I Am Mother, Ex Machina gibi yapay zekâ odaklı filmlerden çokça iz düşümü var. Üstelik sadece bilim kurgu değil; The Hand That Rocks the Cradle, The Boy, hatta yer yer The Babadook gibi psikolojik korku filmlerinin yapısal örüntüleri de bariz biçimde hissediliyor. Bu noktada kendime şu soruyu sordum: “2025 yılında, hâlâ aynı kurgular üzerinden mi teknolojiyle korkutmaya çalışıyoruz?”
Yanıt, ne yazık ki evet gibi.
Karakter Dinamikleri: Anne Düşmanı Bir Yapay Zekâ
Dizideki en çarpıcı tema, Cassandra’nın anne karakterle kurduğu düşmanca ilişki. Oğlunu ve kızını kendi çocukları gibi sahiplenmesi, babayı manipüle ederek kadını tehdit unsuru hâline getirmesi, çok katmanlı bir psikolojik gerilim yaratmaya çalışıyor. Fakat bu yapı da artık oldukça klişe. Neredeyse tüm yapay zekâ anlatılarında kadın karakterin ya “inanmayan kişi” ya da “kurban” pozisyonuna yerleştirilmesi, anlatının gücünü törpülüyor. Benzer şekilde baba karakterin edilgenliği, çocukların kolayca etkilenmesi gibi detaylar da dramatik inandırıcılığı zayıflatıyor.
Cassandra’nın Benzediği Film ve Diziler
| Yapım | Benzerlik |
| M3GAN | Çocuğu sahiplenip anneye karşı çıkan AI figürü |
| Ex Machina | Güven kazanarak manipüle eden kadın yapay zekâ |
| I Am Mother | Annelik, yapay zekâ ve ahlaki ikilik |
| The Boy | Evdeki varlıkla kurulan tuhaf ilişki |
| The Hand That Rocks the Cradle | Eve girip çocuğu ele geçirmeye çalışan kadın figürü |
| The Babadook / Hereditary | Anne karakterin yalnızlaştırılması ve çöküşü |
Düşünsel Derinlik mi, Görsel Tekrar mı?
Dizi bazı anlarda gotik bir atmosfer, loş mekânlar ve kasvetli görüntülerle güçlü bir gerilim yaratıyor. Ancak bu atmosfer, güçlü bir özgünlük taşımadığı sürece bir noktadan sonra sadece estetik bir kaplama gibi duruyor. Düşünsel derinlik açısından bekleneni vermiyor. Benzer konulara, benzer açılarla yaklaşan her yapım gibi, Cassandra da “bilinenin biraz daha yavaş ve dramatik hali” gibi kalıyor.
Kişisel Değerlendirme: İzledik, Peki Ne Değişti?Benim için diziyi izlemek; farklı bir yapay zekâ anlatısı beklerken, eski bir defterin sayfalarını tekrar çevirmek gibiydi. Teknoloji çağındayız ama kurgular hâlâ 2000’lerin başındaki hikâyelere ait. Cassandra gibi yapımlar, yapay zekâyı korkunun merkezine koymaya çalışıyor ama onu gerçekten düşündürten ya da sorgulatan bir düzeye taşımıyor. Çünkü yenilik getirmiyor. Farklı, özgün bir distopya oluşturmak mümkünken; hâlâ “anneyi dışlayan, babayı kandıran, çocuğu benimseyen robot” fikrine takılı kalmak artık benim gibi izleyicileri de yormaya başladı.
Cassandra İzlenmeli mi?
Eğer M3GAN, I Am Mother veya benzeri yapımları izlemediyseniz, Cassandra sizin için taze bir deneyim olabilir. Ancak bu türlere hâkimseniz, dizi size büyük olasılıkla “başka bir yerden alınmış” hissi verecek.


Yorum bırakın